Web bu bilgisayarda doğdu

Her şeyi bu cihaza borçluyuz: İşte 1969 yılında internetin ilk verisini gönderen ilginç bilgisayar...

1969 yılı için önemli bir gelişmeydi ama 40 yıl sonrasında bu denli büyük bir şeye dönüşeceğini kimse tahmin edemiyordu. 29 Ekim 1969 yılında ARPANET olarak adlandırılan ve yıllar sonrasında bugünkü internetin meydana gelmesine yol açacak ilk veriyi işte resmini gördüğünüz bu bilgisayar gönderdi.

Dr. Leonard Kleinrock'in laboratuarında Interface Message Processor adı verilen ve o dönemin gelişmiş bilgisayarlarından Honeywell DDP-516 ilk veri paketini gönderdi. California Üniversitesi'den çıkan veri paketi, Stanford Araştırma Enstitüsü'ndeki Douglas Engelbart'ın laboratuarına ulaştığında ilk internet bağlantısı da kurulmuş oldu.

İlk gönderilenler özel bir anlamı olmayan deneme amaçlı veri paketleriydi. İki ay içerisinde ise alt yapı çalışmaları tamamlandı ve gerçek veri alışverişi tamamlandı. Fotoğrafta Dr. Leonard Kleinrock, 40 yıl sonra her şeyi başlatan ilk bilgisayarın yanında...

XP için bol bol yama

Microsoft'un son 5 yılda kaç yama yayınladığını tahmin edebilir misiniz? İşte rakamlar...

Dünyanın en büyük yazılım firması Microsoft ,işletim sistemlerinin ve kullanıcılarının kişisel bilgi güvenliklerini korumak ve kollamak maksadıyla, her ayın ikinci haftasında salı günleri farklı yazılımlarının üzerine güncelleme paketlerini sistemlere aşılamaktadır.

Son işletim sistemi olan Windows 7'yi piyasaya süren Microsoft, geçmiş işletim sistemleri Windows Vista ve Windows XP için bu yönde ciddi çalışmalar gerçekleştirdi. Microsoft, 5 - 6 yıllık zaman diliminde 450'ye yakın paket ile 800 civarında çeşitli güvenlik açığını kapatmayı başardı. Bu açık sayısının üçte biri ''Kritik - Öncelikli'' güncellemelerdi.

Özellikle 2008 (150 üzerinde) ve 2009 (Henüz son iki ayın güncelleştirmesi yayımlanmadan 165 civarında) yılı Microsoft'un büyük miktarda güvenlik güncelleştirmesini gerçekleştirdiği yıllar. Özellikle geçtiğimiz ay yayımlanan '' Microsoft - Windows October ( Ekim ) Update '' rekor yamayla ayı kapatmıştı.

Windows 7 Mac'leri uçurdu

Windows 7'nin yeni iMac'lerde MacOS X'den daha hızlı olacağını rüyanızda görseniz inanır mıydınız.

Yeni 27 inçlik iMac'lerin ekran kartlarıyla ilgili büyük bir sorun yaşanıyor. Snow Leopard ile yaşanan sorunlar Windows 7 ile yaşanmıyor.

Apple'ın forumlarında kullanıcılar ekran kartı yüzünden yaşanan sorunlardan şikayetçi. Mac'in yeni geniş ekranında internet tarayıcı içerisinde çalışan filmler, inanılmaz yavaş ve sistemi zorlayarak çalışıyor. Bu problemi daha önce "Yeni 27 inçlik iMac'lerde korkunç bir sorun!" haberinde sizlere duyurmuştuk. sadece flash videolar değil, iPhoto slaytları, Pandora streaming müzik hizmeti ve iMovie videoları da takılmalarla kullanılmaz hale geliyor.

Apple'ın durumla ilgili bir çözümü henüz ortaya çıkmadığı için Mac kullanıcıları sorunu kendi başlarına tespit etmeye ve kendi çözümlerini geliştirmeye çalıştı. Bunun sebebinin iMac'teki ucuz Çin işi bir parçadan kaynaklandığı bile öne sürüldü.

Ancak sorunun donanımda olmadığı sonradan anlaşıldı. Zira Windows 7 kurulu yeni 27 inç iMac'lerde bu sorun yaşanmadı. Mac kullanıcıları Windows 7'nin iMac'te, Mac OS X 10.6 Snow Leopard'dan daha hızlı ve daha sorunsuz çalıştığını görerek dehşete düştüler.

Bundan çıkartılan sonuç, Snow Leopard'ın ekran kartı sürücüleriyle bir sorunu olduğu yönünde. Konuyla ilgili Apple'ın resmi bir açıklaması veya yaması olduğunda sizlerle paylaşacağız.

Herkes öldü sandı ama...

Öldü sanılanlar daha uzun yaşar: Hep zor durumda olduğu konuşulan cep devinden şaşırtan haber...

Öldü sanılanlar daha uzun yaşar: İyice güçsüz hale gelen cep telefonu üreticisi Motorola üçüncü çeyreğe ait finansal sonuçlarını açıkladı. Basın açıklamasına göre Motorola, 12 milyon Dolar kar elde etti. Bu sonucun ortaya çıkmasında firma içi tasarruf planlarının büyük katkısı var. Zira ciro miktarı pek de iç açıcı değil: Ciro 5,45 milyar dolara düştü; yani önceki seneye göre yüzde 30,5 düşüş var. Tasfiye satışlarında da büyük miktarda düşüş var. Motorola Ekim 2008'de 24,4 milyon cep telefonu satmışken 2009'da bu sayı 13,6 milyona düştü. Böylece Motorola'nın dünya çapındaki pazar payı yüzde 4,7'ye düşüyor. İşin enteresan tarafı Motorola'nın 2010 yirminin üzerinde telefon duyurmuş olması. Ayrıca firmaya yeni bir finans yöneticisi alındı.

Samsung da çeyreğe ait rakamlarını açıkladı. Elektronik devi ikinci çeyrek ile karşılaştırıldığında yüzde 29 daha fazla ciro (14,4 milyar Euro) ve 2,1 milyar Euro kar elde etti. Önceki sene aynı dönemde "sadece" 700 milyon Euro kar edilmişti. Satılan 60,2 milyon cep telefonu ile Samsung'un pazar payı yüzde 20,8'e çıktı.

4G'li cepler geliyor

Biz 3G'ye yeni yeni alışıyoruz ama 4G destekli cepler gün saymaya başladı bile: İşte ilk örnekler...

LG Electronics'in LTE (namı diğer 4G) destekli ilk cep telefonlarının önümüzdeki sene piyasaya çıkması bekleniyor, Ericsson da M700 platformu ile LTE teknolojisini kullanan ürünlerini 2010'un içerisinde piyasaya sürmek istiyor.

İş bu seviyeye geldiğinde dördüncü nesil ilk ticari şebeke operatörleri de devreye girecek. UMTS'nin halefinin bu kadar çabuk devreye girmesi üzerine "Global mobile Supplieres Association" (GSA) topluluğunun yaptığı araştırma, yeni mobil internet tekniğinin 21 ülkedeki 42 şebeke operatörü tarafından planlara dahil edilmiş durumda. Bahsi geçen firmaların hepsi LTE tekniğini kullanmaya hazır olduklarını bildirdi.

Örneğin Almanya'da Vodafone öncülüğü yapacak ve 2010/2011'de LTE'yi devreye sokacak. ABD, Kanada, İsveç, Norveç, Japonya ve Güney Kore'de ise çok daha aceleci. GSA'ya göre ilk ticari LTE ağı ABD şebeke operatörü Verizon Wireless tarafından 2009/2010'da devreye girecek; fakat bu sene içerisinde tekniği destekleyen cihazların kıtlığı nedeniyle gerçek bir ticari pazarlama söz konusu olmayacak.
Türkiye’de erişim engelli internet sitesi sayısı 6 bini geçti. Sadece son dört ayda Türkiye’den erişimi engellenen web sitesi sayısı 3 bine yakın.
Erişime engellenen sitelerin yarısı 5651 sayılı İnternet Kanunu’nda sıralanan gerekçelerle kapatılırken, diğer yarısına erişim çoğunlukla MÜ-YAP’ın şikayeti üzerine 5864 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Ek Madde 4 uyarınca engellendi.
5651 sayılı yasa uyarınca engellenen sitelerin büyük kısmı cinsel içeriği nedeniyle erişime kapatıldı. Onu bahis ve kumar oynatma ve teşvik etme, Atatürk aleyhine işlenen suçlar, uyuşturucuya teşvik etme, fuhuş da diğer gerekçeler arasında.
Bu erişime kapama kararlarının bir kısmında mahkeme kararı bulunurken, çoğunluk sadece Telekomünikasyon Kurumu’nun ve savcılıkların ‘tedbir’ kararı sonucu gerçekleşmiş. Örneğin geçtiğimiz hafta dünyanın en büyük iki müzik sosyal ağı olan MySpace ve last.fm’e MÜ-YAP’ın telif hakkı ihlali şikayeti sonucu uygulanan erişim yasağı, yalnızca Beyoğlu Başsavcılığı’nın aldığı ‘tedbir’ kararıyla yürürlüğe kondu. Engelliweb.com sitesinde verilen rakama göre şu anda 471 siteye erişim engelinde mahkeme kararı yok.

Mobil internet çok tuttu

Mobil geniş bant internet kullanıcı sayısının, yıl sonunda sabit geniş bant internet kullanıcısı sayısından fazla olacağı tahmin ediliyor



Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği araştırmasına göre, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi cihazlardan mobil olarak geniş bant internete ulaşanların sayısı yıl sonunda 600 milyona ulaşırken, sabit geniş bant internet abone sayısı 500 milyon civarında olacak. Verilere göre, mobil abone sayısı, sabit abone sayısına göre ortalama yüzde 50 hızla ilerliyor.

Mobil geniş bant internet erişiminin birçok yerde sabit hatlara göre daha yavaş, veri sınırlı ve daha pahalı olmasına rağmen bu kadar çok ilgi görmesi, kısıtlamaların azaltılması ya da ortadan kaldırılması durumunda mobil geniş bandın katlanarak artacağı şeklinde yorumlanıyor.

Araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 25'i internet kullanıyor. Ancak örneğin kıta Afrika'sında her 1000 kişiden biri geniş bant internete sahipken, kıta Avrupa'sında her 1000 kişiden 200'ü geniş bant internet erişimi üzerinden sanal dünyaya erişiyor.

CEBIT Eurasia 2009 Rehberi

angi salonda ne var, kaçırılmayacak ürünler hangileri?

Cebit'in 2. gününde artık fuar ve katılımcılarla ilgili detaylı bilgi sahibi olmuş olarak sizlere genel bir bilgi vermek isterim.
Bu sene CEBIT'in bana göre en önemli özelliği "Kurumsal Tüketici" ile "Bireysel Tüketici"yi ayırmaya çalışmış olması. Bu bağlamda Salon 1, 2, 3, "İş Dünyası" olarak Salon 4, 5, 6 "Tüketici Elektroniği" olarak Salon 7'de "Dijital Yaşam" olarak adlandırılmış.
Salon 1, 2 ve 3'e normal davetiye veya biletle girmeniz mümkün değil. Ancak yanınızda bir şirket mensubu olduğunuzu gösterir kartvizitiniz varsa "İş Dünyası" girişi için tahsis edilmiş bankolardan özel giriş kartı çıkartabiliyorsunuz. Bu durum iş görüşmesi yapmak ve doğru iş kontağını bulmak için gelmiş firmalar için memnun edici olabilir fakat malesef segmentasyon çok da titizlikle yapılmamış olduğundan "İş Dünyası" bölümünde aslında nihai tüketiciye yönelik olan ürünler de bulunmakta ve onlar bu durumda bekledikleri ziyareti alamamakta.

Elbette kartviziti olan herkes bu salonları ziyaret edebilecektir ama ya öğrenciler, emekliler ve ev hanımları? Örneğin Salon 2'de bulunan Fransa bölümündeki Mecer firmasının (Fransa'da kendi alanında lider firmadır) ürünleri olan HD kameralar ve DVD/TV kombine cihazlarını dediğim gibi öğrenci, ev hanımı gibi kartvizit sahibi olmayan kişiler göremeyecekler. Ben sizlere elimden geldiğince bu ve başka ürünleri ayrıca haber olarak ileteceğim. Son olarak yukarıda bahsettiğim nedenlerle fuardaki firmaların yerleştirilmesinde bir sorun olduğunu düşünüyorum.

Salon 1, 2 ve 3'te genel olarak kurumsal ihtiyaçlara yönelik cihazlar ve ülke pavyonları yer almakta. Bunlar arasında eğitim sistemleri ve cihazları, tahsilat ve ödeme sistemleri, ofis araçları, baskı sistemleri, elektronik kartlar, dijital ve mobil güvenlik program ve cihazları, büro ekipmanları, CRM programları, tanıtım ve bilgilendirme sistemleri gibi kurum ve kuruluşlara yönelik ürünler var. Elbette arada nihai tüketiciyi de ilgilendirecek ürünler, aksesuarlar ve markalar bulunmakta; Sharp, Toshiba, Mecer gibi.

Salon 4, 5, 6 ve 7 hemen herkesin ilgisini çekecek ürünler, hizmetlerle dolu. Gerek devlet kurumları, gekrek medya kuruluşları, program üreticileri, cep telefonları, dijital cihazlar hepsi bu salonlarda yer almakta. Sizlere özellikle salon 5'te yer alan Adalet Bakanlığı standını ayrıca TRT ve F1 ortak standını ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Daha sonra yazacağım e-devlet ürün ve sistemlerine yönelik yazımda Adalet Bakanlığı ve diğer kamusal hizmetlerden detaylı olarak bahsedeceğim ama genel bir fikir vermek açısından adalet sisteminin teknolojiden faydalanarak bizler için prosedürleri ne kadar pratik bir hale getirdidiğini görünce şaşıracaksınız.

TRT ve F1 dergisinin yanyana bulunan standlarına imza attıkları ortak şovun kaçırılmaması gerek. Yanyana bulunan 3 tane F1 arabasına binerek, önünüzdeki dev HD ekrandan simülasyonla diğer arabalardaki ziyaretçilerle yarış yapabiliyorsunuz. İnanılmaz keyifli ve heyecanlı bu aktiviteyi mutlaka denemenizi öneririm, tabi eğer sırada yer bulabilirseniz.

Salon 6'da dünkü yazılarımda bahsettiğim Rogadis'in bluetoothlu ürünlerini ve Mobiliz'in kişisel kullanım için üretilmiş ilk takip cihazını sakın görmeden geçmeyin. Bunların dışında kaçırılmaması gereken bir başka stand da İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin tamamen kendi çabalarıyla, hiç bir sponsor desteği olmadan (malesef kimse bunu başarabileceklerine inanıp destek olmamış, eminim şimdi pişman olmuşlardır) tasarlayıp ürettikleri güneş enerjisi ile çalışan arabanın olduğu bölüm. bu araba ile solar enerjili araçlar arasında yapılan yarışlarda birinci olduklarını belirtirsem belki neden mutlaka görün dediğimi anlarsınız. Hem insanın güneş enerjisiyle çalışan bir arabayı görmek için kaç kere fırsatı olur ki?

Salon 7'de tartışmasız bu sene Türksat yeni ürün ve teknolojileri ile şov yapıyor. Özellikle dijital yayını test etmeniz için oluşturulmuş özel bölümü ziyaret etmeden fuardan ayrılmanız büyük kayıp olur. Türksat'ın yeni ürün ve hizmetlerini ayrı bir haber konusu olarak ele alacağım için daha fazla ipucu vermek istemiyorum. Salon 7'de ayrıca NG Mobile standını da ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Markayı belki daha önce duymamış olabilirsiniz ama eminim Gold Bilgisayar dersem bir çoğunuz bu adı tanıyacaktır. Gold Bilgisayarın cep telefonu piyasasına giren markası olan NG Mobile çok ilginç telefon modelleriyle fuarda yerini almış. Bunların dışında Bimeks bu fuar için özel bir tekno market açmış ve ürünlerini indirimli özel fuar fiyatları ile satışa sunuyor. CEBIT 2009'a mutlaka gelin, her şey bir yana geleceği şimdiden kendi gözlerinizle görün.
Hacettepe ve Ankara Üniversitesi’nden sekiz bilim insanı, beyin hücrelerinin ölümüne ve beyin felcine neden olan kılcal damar tıkanıklıklarının nedenini belirledi.
Prof. Dr. Turgay Dalkara ve Prof. Dr. Alp Can önderliğindeki ekibin araştırma sonuçları, saygın tıp dergilerinden Nature Medicine’in son sayısında yayımlandı. Araştırmanın sonuçlarına göre, beyne kan taşıyan kılcal damarlar, inme sırasında yoğun olarak oluşan toksik moleküller nedeniyle ‘perisit’ hücreler kasılınca meydana geliyor. Yani ‘perisit’ adı verilen bu hücrelerin kasılması önlendiğinde, kılcal damarlar tıkanmayacak ve beyin felcinin tedavisi mümkün olacak. Beyin felci geçiren hastada, beyni besleyen damarlardaki tıkanıklık giderilemediği için kimi hücrelere oksijen taşınamıyor ve bu da kısmi felce neden oluyor. Böyle durumlarda doktorlar, tıkalı damarları pıhtı eritici ilaçlar kullanarak ya da damar içine doğrudan müdahale ederek açmaya çalışıyor. Bu yöntemler sadece ilk saatlerde uygulanırsa faydalı. Ayrıca bu yöntemler beyin şişmesi ve kanama gibi komplikasyonlara da neden olabiliyor. Geç kalınan müdahalelerde ise ölen beyin hücrelerini kurtarmanın bir yolu yok.
Turkcell CEO'su Ciliv, internetin sadece yüzde 10'unu keşfedebildiğimizi söyledi.

Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, dünyada, 2012 yılında genişbant müşterilerinin yüzde 47'sinin interneti mobil olarak kullanacağını ve cep telefonu kullanıcılarının sayısının da 6 milyara yaklaşacağını bildirdi.
Ciliv, Adile Sultan Yalısı'nda düzenlenen ''Anadolu Grubu Teknoloji Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, teknoloji dünyanın yapısında bir değişim olduğunu belirtti.
Dünyada 1980'lerin başında başlayan bir PC devrimi yaşandığını anlatan Ciliv, bu ''devrimin'' hem geleneksel hayatı hem de iş dünyasını geliştirdiğini kaydetti.
Ciliv, 1990'lı yıllarda mobil telefonun Türkiye'de ilk kez ortaya çıktığını dile getirerek, bugün bütün dünyada 4,6 milyar cep telefonu ve 1 milyar PC olduğunu ifade etti.
Türkiye'de 3G ile yeni bir dönem başladığını anlatan Ciliv, şunları söyledi:
''Teknoloji bir olay, ürün, servisler ve çözüm başka bir olay. Bu değişimin yaratmasında en büyük olay, müşteriye ne katıyor. Mobilitenin önemli bir değer katma teklifi var. İnsanlar mobil olmak istiyor, sabit kalmak istemiyorlar. İnternet ise son 100 yılın en büyük buluşu ve sadece yüzde 10'unu keşfettik. Cep telefonu dediğimiz olaylar bilgisayar, TV, müzik aleti, eğlence aleti ve akıllı yazılım uygulamaları birleştiriyor, bu paketin içine giriyor. Bunlar önümüzdeki dönemi belirleyen ana konular.''
Süreyya Ciliv, GPRS'in 2001 yılında Türkiye'ye geldiğinde hızının 0,08 MB/saniye olduğunu, şimdi ise 3G ile bu hızın 28 MB/saniyede sunulduğunu anlatarak, bu rakamın neredeyse 100 misli daha fazla olduğunu belirtti.
İş dünyasında, stratejinin farklılaşmak üzerine kurulduğunu ve hızın farklılaşmakta çok önemli bir unsuru olduğunu dile getirerek, şimdi de ''LTE'' denilen yeni bir teknoloji üzerinde testlere başladıklarını ve 170 MB üzerine çıktıklarını ifade etti.
''Dünyada 2012 yılında genişbant müşterilerinin yüzde 47'si interneti mobil olarak kullanacak. Cep telefonu kullanıcılarının sayısı da 6 milyara yaklaşacak'' diyen Ciliv,yeni notebook'ların içerisinde 3G SIM kartı olduğunu anlattı.
''GÖZÜ KARA BİR ŞEKİLDE YATIRIM YAPIYORUZ''
Süreyya Ciliv, 3G teknolojisinin Türkiye'nin gelişmesini sağlayacağını dile getirerek, şunları kaydetti:
''Evvelden ulaşılamayan bölgeler ulaşılabilir olacak. Geçtiğimiz günlerde Hisarüstünde doğa harikası bir yerde 5.8 MB hızla internete bağlandık. Artık 500 uygulama hazırlanmış vaziyette. Burada akıllı cihaz sayısının artışını görüyorsunuz. 2008'de 187 milyon, 2012'de 750 milyona yakın bu cihazlardan satılacak. Ben 3G'yi yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyorum.
Biz çıkartacağımız mobil uygulamalarla farklılaştırmayı kendimize görev yapıyoruz. Turkcell'de hem bireysel hem de kurumsal modeller var. Mobil internet 3G'li yaşamın en önemli uygulaması. Artık işimiz sadece cep telefonları değil, bilgisayarların netbook'ların Türkiye'nin her yerine ulaşması ve bu ''Vınn'' cihazları ile her yerden internete bağlanması. Turkcell olarak, bu vizyona çok inandık. Bu yüzden bir yerde gözümüz kara bir şekilde yatırım yapıyoruz. Çünkü bu yeni dünyaya, Turkcell'i yaşama çok inanıyoruz.''
Ciliv, Turkcell'in, Türkiye nüfusunun yüzde 99'unu kapsadığını ve 18 bin baz istasyonu bulunduğunu dile getirerek, ''Dinamik iş adamlarının teknolojiyi kullanması gerekir. Nerede olursan ol, kılıç kalkanla makineli tüfeğe karşı savaşamıyorsun. Bu yüzden Türk iş adamının elinde teknolojinin olması çok önemli. Almanlar geldiler ve inanmadılar, 3G teknolojini bu kadar sürede nasıl yaptınız diye'' şeklinde konuştu.

Arama Kutusu

Son Konular

Okuyucular

Araç Gereç

Tüm Hakları Saklıdır - TeknoGrafya - Teknoloji Blogum..
anarşik çocuksamurai jack